Verem Haftası Bildirgesi
16:40, 2-01-2012

Dursunbey Toplum sağlığı merkezi verem haftası sebebi ile bir bildirge yayımladı.Dursunbey Belediyesi olarak bu bildirgeyi vatandaşlarımız ile paylaşıyoruz

 

 

Verem Savaşı Eğitim ve Propaganda Haftası” 1947 yılında kutlanmaya başlamıştır.Bu haftanın amacı verem ile ilgili toplumun bilgilendirilmesi ve bu hastalığa bütün kesimlerin dikkatinin çekilmesidir

 
VEREM SAVAŞI EĞİTİM VE PROPAGANDA HAFTASI

  • “Verem Savaşı Eğitim ve Propaganda Haftası” 1947 yılında kutlanmaya başlamıştır.
  • Bu haftanın amacı verem ile ilgili toplumun bilgilendirilmesi ve bu hastalığa bütün kesimlerin dikkatinin çekilmesidir.

DÜNYADA VEREM HASTALIĞININ DURUMU

  • Dünya nüfusunun yaklaşık üçte biri verem mikrobu ile enfektedir. Bu insanların %10’u yaşamlarının bir döneminde vereme yakalanacaklardır.
  • Her yıl yaklaşık 9 milyon kişi verem hastalığına yakalanmaktadır.
  • Dünya genelinde tüberküloz insidans, prevelans ve mortalitesinin en yüksek olduğu bölgeler, Afrika ve Güney Doğu Asya Bölgeleridir.
  • 2010 yılında TB insidans hızı DSÖ Afrika Bölgesi’nde yüz binde 276, Güney Doğu Asya Bölgesi’nde yüz binde 193’tür.
  • 2010 yılında bildirilen TB olgularının %40’ı Hindistan ve Çin’de, %24’ü Afrika’dadır.
  • TB olgularının %82’si yüksek TB yüküne sahip 22 ülkede bulunmaktadır. (Afganistan, Bangladeş, Brezilya, Çin, Endonezya, Etiyopya, Filipinler, Güney Afrika, Hindistan, Kamboçya, Kenya, Kongo Cumhuriyeti, Mozambik, Myanmar, Nijerya, Pakistan, Rusya Federasyonu, Tanzanya, Tayland, Uganda, Vietnam ve Zimbabve).
  • 2010 yılında dünya genelinde 1,5 milyon tüberkülozdan ölüm kaydedilmiştir.
  • Dünyada bir tek etkene bağlı, tedavisinin olmasına rağmen en çok ölüme yol açan hastalıktır.

TÜRKİYE’DE VEREM HASTALIĞININ DURUMU

  • Türkiye’de yılda yaklaşık 16 bin yeni verem hastası ortaya çıkmaktadır.
  • DSÖ Küresel TB Kontrolü 2011 Raporu verilerine göre Türkiye’nin 2010 yılı TB prevelans hızı yüz binde 24, insidans hızı yüz binde 28 ve mortalite hızı yüz binde 3,1 dir.
  • 2010 Yılında Verem Savaşı Dispanserlerine (VSD) kayıtlı toplam TB vaka sayısı 16.551, yeni vaka sayısı ise 15.183’tür.
  • Bu hastaların %60’ı erkek, %40’ı kadındır.
  • Hastaların yaklaşık %65’inde akciğer tüberkülozu varken, %35’inde akciğer dışındaki organlar (Lenf bezleri, plevra, kemik, böbrek, beyin vb.)  tutulmuştur.
  • Türkiye’nin, 2009 yılı yeni yayma (+) olgularda tedavi başarısı %91’dir. Yeni yayma (+) olgularda tedavi başarısı konusunda Türkiye DSÖ Avrupa Bölgesinde yer alna 53 ülke arasında başarı sıralamasında 3. Sırada yer almaktadır.

VEREM HASTALIĞININ ETKENİ

  • Veremin etkeni ‘’Mycobacterium tuberculosis’’ basilidir.
  • Uzun sürede çoğalır, kültürde 2-6 haftada üreyen ve oksijenli ortamda yaşayan bir basildir.
  • Özel boyama yöntemi ile boyanır. Asit ile boyayı vermediğinden aside dirençli basil (ARB) denilir.

 

VEREMİN BULAŞMASI

  • Verem basilinin kaynağı, tedavi görmemiş, aktif akciğer ve gırtlak (larinks) veremi olan hastalardır.
  • Basil hava yolu ile bulaşır.
  • Hasta insanlardan öksürme ve hapşırma ile ortama yayılan mikrobun solunum yolu ile alınması sonucu bulaşır.
  • Tedavi edilmeyen her hasta yılda 10-15 kişiye hastalığı bulaştırır.
  • Balgam tetkikinde ARB pozitif bulunan ve kavitesi olan hastalar daha fazla basil saçarlar.
  • Basil kaynağı ile karşılaşma süresi, ortamın genişliği ve havalanması bulaşmada önemlidir.
  • En çok hastanın aile bireylerine ve yakın çalışma arkadaşlarına bulaşma olur.
  • Tedavi ile basil sayısı çok kısa sürede azalır. Ortalama 2-3 haftada bulaştırıcılık büyük oranda yok olur.

VEREM ENFEKSİYONU VE HASTALIĞI

  • Verem enfeksiyonu, basilin vücuda girmesinden sonra 8-10 haftada tüberkülin cilt testinin (TDT) pozitifleşmesi ile kendini gösterir.
  • Bu, bir hastalık durumu değildir. Vücutta verem basilinin sessiz durduğu ve adeta hapsedildiği bir durumdur.
  • Vücut direnci düşünce basil çoğalarak hastalanmaya yol açabilir. Verem enfeksiyonu olan insanların yaklaşık %10’unda yaşamlarının bir döneminde verem hastalığı gelişebilir.
  • Hastalığın gelişmesine yol açan vücut direncini düşüren hastalıklar ve etkenler vardır. AIDS hastalığı bu bakımdan vücut direncini en çok kıran hastalıktır. Bunun dışında şeker hastalığı, böbrek hastalığı, bazı kanserler, ilaç ve alkol bağımlılığı, sigara, madenci hastalığı ve diğer bazı ciddi kronik hastalıklar da vücut direncini düşürür. Bebeklerde ve yaşlılarda da vücut direnci düştüğünden hastalanma fazla olur.
  • Verem hastalığı, klinik bulguların ortaya çıktığı bir durumdur.
  • Verem hastalığı, en çok akciğerleri tutar. Hastalığın tuttuğu diğer organlar, akciğer zarları, lenf bezleri, kemikler, böbrekler, beyin zarlarıdır. Vücudun bütün organlarında hastalık yapabilir.

VEREM HASTALIĞININ BELİRTİLERİ

  • Genel yakınmalar: Halsizlik, iştahsızlık, kilo kaybı, çocuklarda kilo alamama, gece terlemesi.
  • Akciğer yakınmaları: Öksürük, balgam, öksürükle kan tükürme, göğüs-sırt-yan ağrısı, nefes darlığıdır.
  • Gırtlak veremi ses kısıklığı yapabilir.
  • Diğer organları tutan verem hastalığında ilgili organa ait semptomlar olabilir.
  • İki- üç haftadan uzun süren öksürükte veremden şüphelenmek gerekir.

 

VEREM TANISI

  • Tüberküloz tanısı, balgamda verem mikrobunun gösterilmesi ile konulur. Basilin mikroskopta gösterilmesi ya da kültürde üretilmesi gereklidir.
  • Hastanın semptomları ve röntgen bulguları, hastalıktan şüphelenmeyi sağlar. Semptomlar yavaş gelişir.
  • Akciğer veremi akciğer röntgen filminde bazı belirgin değişikliklere yol açar. Bu değişiklikler doktorun veremden şüphelenmesine yol açar.
  • Verem tanısında kullanılan deri testi (TDT) vücutta mikrobun olduğunu gösterir. Enfeksiyon veya hastalık olabilir. Bu konudaki değerlendirmeyi ilgili doktor yapar.

 

BİLDİRİM VE KAYIT

  • Tüberküloz, bildirimi zorunlu bir hastalıktır. Tüm sağlık kurum ve kuruluşlarında tanı konulan hastaların 24 saat içinde İl Sağlık Müdürlüğüne bildirilmesi gereklidir.
  • Tanı konulan verem hastaları gizlilik kuralları içinde dispanserde kaydedilir.

 

VEREMİN TEDAVİSİ

  • Verem Savaşı Dispanserlerinde (VSD) veremin teşhis ve tedavisi ücretsizdir.
  • Veremin tedavisi standarttır. Bu standart tedavi, hastanede ya da dispanserde aynı şekilde düzenlenir.
  • Tedavide kullanılan bütün ilaçlar verem savaşı dispanserlerinden ücretsiz verilir.
  • Tedavide verilen ilaçların düzenli içilmesi çok önem taşır. Çünkü hastaların bir kısmı tedaviyi terk etmekte ve toplumda basil saçmayı sürdürmektedirler.
  • Hastanın ilaçlarını içtiğinden emin olmak için her doz ilacı bir sağlık personelinin gözetiminde içirtmek en uygun yoldur. Buna doğrudan gözetimli tedavi (DGT) denilir.
  • Tedavinin VSD ya da hastanede başlanması gerekir. Aylık takiplerinin de VSD’de yapılması uygundur. Tedaviyi sonlandırana kadar özenle sürdürmek gerekir.

 

 

DİRENÇLİ VEREM

  • Tedavide ilaçlar eksik ya da düzensiz kullanılırsa hastalık iyileşmez. Tam tersine tedavisi güç bir duruma gelir. Bu duruma dirençli tüberküloz denir.
  • Özellikle çok ilaca dirençli tüberküloz denilen (İzoniyazid ve Rifampisin’e direnç ) hastalık bu bakımdan sıkıntılı bir durum arz eder.
  • Ülkemizde dirençli verem hastalarının tedavisi Göğüs Hastalıkları Eğitim ve Araştırma Hastanelerinde yapılmaktadır. (Ankara Atatürk, İstanbul Yedikule, İstanbul Süreyyapaşa, İzmir Suat Seren Göğüs Hastalıkları ve Göğüs Cerrahisi Eğitim ve Araştırma Hastaneleri).

 

KORUYUCU TEDAVİ

  • Verem hastasının aile bireyleri ve diğer temaslıları VSD’de ücretsiz muayene edilir.
  • Temaslı muayenesi ile hasta olanlar belirlenir ve tedavi edilir.
  • Hasta olmayan fakat verem olma riski taşıyan kişilere koruyucu tedavi verilir.
  • Koruyucu ilaç tedavisi 6 ay süreyle verilir. Bu tedavinin hastalanmayı %90’a varan oranda önlediği bilinmektedir.

 

BCG (BACİLLE CALMETTE GUERİN) VEREM AŞISI

  • BCG aşısı özellikle çocuklarda kanla yayılan ve öldüren verem hastalıklarını önlemede çok etkilidir.
  • Ülkemizde BCG aşısı doğumdan sonra 2. ayını bitiren bebeklere Verem Savaş Dispanserleri ve Aile Sağlığı Merkezlerinde ücretsiz olarak yapılmaktadır.
  • Aşı zamanı geçirilirse, 6 yaşa kadar yapılabilir, ancak bu durumda önce tüberkülin deri testi yapılması gerekir.

 

TÜRKİYE’DE VEREM SAVAŞI

  • Ülkemizde verem savaşı Dünya Sağlık Örgütü’nün önerdiği Doğrudan Gözetimli Tedavi Stratejisi (DGTS) ve Stop TB stratejisi çerçevesinde yürütülmektedir.
  • DSÖ’nün hedefi; DGTS programları ile yayma pozitif (+) hastaların %70’inin bulunması ve bu hastaların %85’inin başarı ile tedavi edilmesidir.
  • Türkiye’nin, 2009 yılı yeni yayma (+) olgularda tedavi başarısı %91’ dir.
  • DGT ile standart kısa süreli tedavi rejimi uygulamasında en yüksek düzeyde tedavi tamamlama ve en düşük düzeyde tedavi terk oranlarına ulaşılmıştır. 

 


 
 
YORUMLAR

Yorum Ekleyin

Adınız Soyadınız :
Mail Adresiniz :
Başlık :
Yorumunuz :
 
 
web tasarım, web programlama, internet sitesi yapımı,